Gerçek Sevgi Nedir?

Kadın ve erkek, birbirlerini tamamlamak için bir araya gelir ve her zaman ortak gelecekleri için birbirlerini tamamlama konusunda ilerlerlerse, ancak o zaman aralarındaki anlaşmazlıklar büyümez ve problem olmaz. Çünkü ortak amaçları, ufak tefek anlaşmazlıklardan çok daha önemlidir.

Yoksa günümüzün ilişkilerine bir göz atın… Bugün insanların sokakta çiftleşen kedilerden ne farkı var ki? Geçen Mart karşı sokaktaki sarıkızlaydım; bu Mart yan sokaktaki Ankaralı kızlayım, hazır küreselleştik seneye Martta belki de bir Asya gezisi yapar, egzotik bir vaşağa takılırım.

Daha önce akıllı bir kadının, erkeği istediği gibi evirip çevirebileceğinden bahsettik. Bu iş siz kadınlara düşüyor ama sonuçta pastanın kreması sizde olacak! Bu yüzden bu işi hor görmeyin çünkü ödülü büyük…

İyi de Mutlu nasıl?

Kadının rolünü oynayabilmesi için erkeğin doğasını anlaması lazım. Ancak o zaman sevgi dolu bir ilişki oturtabilir. Siz kadınlar sık sık erkeğinizi biraz övmeli yani adama, değer verildiği hissini vermelisiniz ki o da özel bir adam olduğunu hissedebilsin. Baba adammış gibi hissetsin, aslanım kaplanım gibi… İşte o zaman erkek, kadının ihtiyacının ne olduğunun farkına varır ve aralarında ne tür bir bağ olduğunun da izlenimi oluşur.

Erkek denilen varlık, anasının yanında 5 yaşında neyse 50 yaşında da öyledir. Evlendiğiniz zaman çocuk sahibi olmak ne demek biliyor musunuz? Bu tecrübeyi size ilk yaşatan erkeğinizdir. Görürsünüz ki erkeğinizin anne şefkatine ihtiyacı var; övülmeye, takdir edilmeye. Eğer bir kadın bunu erkeğine verir ve hissettirirse erkek bırakamaz o kadını. Çocuk büyütmek gibi düşünün… ‘Sen ne kadar da akıllısın, sen ne kadar da iyi bir iş becerdin, sen başarabilirsin… Sen sen sen…’ Anlatabildim mi?

Şimdi işin püf noktası, bunu her zaman sevgiyle ve sık sık yapmak. Erkek bunları sürekli duymak ister (megalo manyak bir doğası olduğu için). Şimdi bu, sizde ilk etapta “Ama ben ne olacağım?” sorusunu uyandırabilir… “Bana iltifat, bana bir şeyler yok mu yani?” dedirtebilir. Ama bir düşünün… Tüm çocuklar büyür ve denge ancak büyüyünce sağlanır, çünkü iyi şeyler yapmayı, kendi içinden gelerek arzulamaya başlar…

Doğaya bakarsanız yuvayı dişi kuş organize eder. Siz hiç doğal ortamda yaşayan dişi bir kuşun depresyonu, stresi vs. olduğunu duydunuz mu? Doğa içinde tümüyle ahenkle var olur çünkü dişinin doğası ve doğanın işleyişi arasında mutlak bir denge vardır. Bundan örnek almamız gerekir… Çünkü ben gördüm ki kendi kafalarına göre gittikleri bu dönemde kadınların çoğu yalnız, mutsuz ve depresif. Evli olsa da mutsuz! İçinde bir boşluk hissi var ve hayatın tadını alamıyor.

İyi bir hayat istiyorsak, doğamızın ne mal olduğunu bilmek ve anlamak gerekir çünkü doğamızla nasıl başa çıkabileceğimiz konusunu sadece bu bilgiyle araştırabiliriz.

Kadın erkek eşitliği… Hadi len?

Doğada hep iki zıt koşuldan bir izlenim alabiliriz… Acı tatlı, gece gündüz, güzel çirkin, siyah beyaz vs yani iki zıt his olmaz ise, tamamlayıcı bir izlenim olmaz.

Aha size kadın ve erkek! Bizler zıt varlıklarız. Kuzey ve güney kadar zıt… Birbirimizi tamamlamak için de bu zıtlığa ihtiyacımız var.

Erkek kadın eşitliği konusunda, rollerimizi o kadar bulandırdık ki artık kimse rolünün ne olduğunu bile bilmiyor. Bırakın eşler arasındaki rollerin karışıklılığını, artık millet cinsiyetini karıştırmış duruma geldi.

Kafamıza göre bir eşitlik yaratmak istedik ama kafamız doğanın akıntısına zıt çalıştığı için başımızı yine belaya soktuk. Hayatımız daha dengesiz oldu; ne adil olabildik ne de mutlu, çünkü yaptıklarımız yaratılışımıza aykırı.

Önceki makalemde değindiğim gibi… Bizler doğanın yani tüm yaratılış sisteminin bir parçasıyız. Doğanın üzerinde değiliz. Gidişatımız bu yüzden bizi mutsuzluktan mutsuzluğa sürükledi… Ve itiraf edelim ki başarısız olduk! İnsan doğası, mutlu olmaya yönelik hareket eder, bu yüzden başarınız ne kadar mutlu olduğunuzla ölçülür, paranızla değil…

Sadece bir aptal başarısını parasıyla ölçer; dünyadan haberi olmadığı için! Bu yüzden de en çok zenginlerin depresyonda, mutsuzluk içinde, uyuşturucu ve alkol bağımlılığında olduğuna şaşmamak gerekir. Her şey gerçekten para değil…

Ormandaki bir maymunla, beton ormanında yaşayan bir maymun arasındaki fark şu: ‘Ormandaki maymun çok daha mutlu ve huzurlu…’ Sizce hangi maymun daha akıllı?

Erdemlik, bizim neslimiz için kendimizi yaratılışın akıntısına uydurmak olacak. Erkek ve kadın olarak rakip değil ama birbirimizi destekleyen ve tamamlayan parçalar olarak çalıştığımız zaman bu erdeme ulaşabiliriz.

Doğada da gördüğümüz şeyler, sadece erkek ve kadın ilişkisini değil, genel olarak insanlar arasındaki ilişkiyi ahenge getiren kanunlardır. Biz de doğadan bu kanunları öğrenmek zorundayız. Uygulamadığımız sürece de hayatın tokatlarını yiyerek, törpülenmek zorunda kalacağız.

Aramızdaki problemlerin egoist doğamızdan kaynaklandığını biliyoruz. Bu yüzden insanlar arasında ahenk yok… Hayvanlarda egoizm olmadığı içindir ki doğa içinde dengeli yaşayabiliyorlar. Aynı egoizm cinsiyet rollerimizin karman çorman olmasına da neden oldu…

Peki, hayatımızı bir dengeye nasıl oturtacağız? Kadın, rolünü erkeğe eşit olarak değil ama tamamlayıcı bir unsur olarak yerine getirirse, sadece ailede değil, tüm toplumda ahenk ve başarı olur.

SHARE

POST CATEGORY

Marty Meydan

Life has a meaning

Talks on human nature, relationships and the laws of nature

Get notified on news and events

Receive news and updates about events, videos, articles, books and announcements to your email.

© 2026 Marty Meydan. All rights reserved.

This website is operated by Adeah LLC.